Saat gece yarısına yaklaştı. Hüzünlerimi toplamalıyım. Birazdan bildik, acı son gerçekleşecek: Bal kabağına dönüşeceğim. Ortalığa saçılan hüzünlerimi toplamam gerek. Bardağımda bir yudum kalmış. Varsın kalsın, neler yarım kalmadı ki. Uykuya hapsetmem gerek kendimi. Yoksa yakalanabilirim. Her yan düşman dolu. Zindanlara kapanmam an meselesi. Bilmezler ki hayat zaten zindan.
Gerçekten hüzünü güzel yazıyorsun.
Yalnızlığın resmini ne kadar da gerçekçi çizmişsin.
İnsan kendini gerçekten yalnız bir odada, zamanın sevimsiz bir aralığında,
öylesine yorgun, bitkin ve amaçsız , sadece gayriihtiyari soluk alıp verirken,
uykunun akıl ve gönüldeki sevimsizlikleri örten kara örtüsünün altına sığınıyormuş gibi hissediyor.
Sen,
hüzünü güzel yazıyorsun...
Ve,
yalnızlığı güzel resmediyorsun.
Kalem,kelimeler, yümleler,anlatımlar seni secviyor.
Eminim ki,
çeşitli yollarla sevgisini belli eden dostların da vardır...
Şanslı birisin...
şehrin tüm yerlerinde kalmışsa küçük bir zerrende
gidemezsin yaşanılanlarla yaşanacak günler
ne kadar farklı
ya geceler
bütün kabuslar bir olup
rüyalarını ele geçirdiler
yıldızlar bile karanlıkta kalır parlamazlar
ay ışığı aydılatmaz güzel yüzünü
sadece şahit olurlar geçip giden zamana
Bir şehri,o şehirde birini seviyorsan seversin aslında.Birinden korkarsan,bütün şehirden korkarsın.Bir şey bırakmışsan bir şehirde,yarım kalmış bir şey,şehir bırakmaz yakanı,geri dönersin mutlaka DÖNDÜRÜR HAYAT!