bu bir deneme yanılma, yanılma denemedir...

30.1.2008 - İnsanın 'Nasıl gürünüyorum?' sorusundan 'Nasıl görüyorum?'aşamasına geçişi...

Kategori: kitap

 

 

 

 

 

 

Merhaba,

Hep şiir hep şiir.. Bunalmışsınızdır artık diye kitap köşeme dönmeye karar verdim. Sevgili arkadaşlarımın şiirime yazdığı yorumlarda söylediklerine uyarak bugün akşama kadar kitap okudum. Neredeyse bir aydır elimde olan ve kapağını kaldırma gücünü kendimde bulamadığım kitap nihayet kütüphanemde tozlanma şerefine nail oldu.

Zülfü Livaneli’ nin ‘Mutluluk’ kitabını okumuştum. Ama sanki beğenmemiştim. Fikirlerime aykırı bulduğumu itiraf etmeliyim. Bu yüzden Livaneli’ye azıcık kara çaldım mı, çaldım. Ama işte bir kitapla hüküm vermenin yanlışlığını bugün okuduğum ‘Leyla’nın Evi’ ile anlamış bulunuyorum. Her şeyden önce ‘Mutluluk’ ta da olduğu gibi çok güzel betimlemeler var. Leyla nasıl bir insandır, nasıl bir kadındır.. İnanın böyle bir insanın var olabileceğini düşünemiyorum. O asalet, o ağırbaşlılık, o sükut severlik.. ve Yusuf’la Roxy.. Macera gibi bir aşk ve beni ağlatan sahneler.. Kişiler çok güzel tasvir edilmiş. Onları her yerde görebilirsiniz.. Hikaye Osmanlı dönemine dayanıyor.. Kitabın arkasında da yazan şu cümle konuyu çok iyi özetlemiş:

Kimi zaman bir savaş bir kentin, bir ülkenin kaderini değiştirir, kimi zaman bir tek kişi koca bir ailenin…

Bir solukta okunabilecek bir kitap ve aramızda eğer hala Zülfü Livaneli okumamış olanlar varsa bu kitapla başlayabilirler…

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14.1.2008 - siyah duvar..

Kategori: kitap

 

                                                                                                                   (alıntıdır)

 

                       

 

       Aynı kalp rahatsızlığıyla aynı kaderi paylasan iki yaşlı adam aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında diğeri ise duvar dibinde yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına dışarısını anlatırdı.

      "Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgâr var sanırım çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgârla doluyor. Park bu sabah sakin, iki salıncak dolu iki salıncak bos, dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya başladılar, el ele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar birbirlerine. Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de dalıyorlar suya"

      Günler böyle geçip gidiyordu ta ki cam kenarındaki yaşlı adam kalp krizi geçirene kadar, işte o anda duvar kenarındaki adam düğmeye bassa kurtaracaktı arkadaşını ama şeytana uydu, bunca zamandır sadece dinleyebiliyordu, artık görebilirdi de, iste bunun için düğmeye basmadı ve hemşireyi çağırmadı. Aynı kaderi paylaşğı kişiyi ölüme gönderdi, ama o bunun haklı bir savunma olduğunu düşünüyordu.

      Ertesi gün hastabakıcılar ölen yaşlı adamın yerine kendisini koymaya gelmişlerdi. Hemen yatağının yerini değiştirdiler, işte o günlerdir bakmak istediği manzarayı nihayet görecekti.

      Başını kaldırdı ve pencereden baktı :

 

                           "Sİmsİyah  bİr  duvar"

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8.12.2007 - kitap

Kategori: kitap

 

 

Şu hortumlu dünyada fil yalnız bir hayvandır

Ahmet Şerif İzgören

Evet yeni okuduğum ama okumaya geç kaldığım bir kitap..

Öncelikle şiddetle tavsiye ederim.

Kitabın ismindeki ilginçliği fark etmişsinizdir.

Çok komik bir hikayesi var bu adın. Ancak anlatmayacağım(:

Teneffüs aralarında ve öğrenciler sınav olurken okuyup bitirdim.

Hakikaten çok güzel bir yapıt.

Kişisel gelişim denince korkardım aman sıkıcı kitap bunlar diye.

İşte bu kitaptan sonra fikrim değişti.

Ahmet Şerif İzgören bu kanıyı değiştirmek istercesine yazmış bu kitabı.

Her bölümün başına ilgimizi çekebilecek küçük hikayeler ve düşünceler sunmuş.

Ayrıca yine her bölümün başında ünlü simaların birkaç cümlelik yorumlarını koymuş.

Hikayeleri okurken kimi zaman gülümsedim, kimi zaman hüzünlendim, gözlerim doldu.

On üç bölümden oluşuyor kitap..

Yazarımız haklı olarak kendine o kadar güveniyor ki, kitap iade garantisi ile satışa sunulmuş.

Son söz kitaptan:

HİÇBİR ZAMAN GÜLÜMSEMEKTEN VAZGEÇME, ÜZGÜN OLDUĞUNDA BİLE.

GÜLÜMSEMENE KİMİN NE ZAMAN AŞIK OLACAĞINI BİLEMEZSİN.

(GABRİEL GARCİA MARQUEZ)

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2.3.2007 - sisli..necati tosuner(alıntı)

Kategori: kitap

Bir kapı açılmış da, kimsecikler girmemiş gibi. Dudakların ucuna gelen ve orda kalan bir söz gibi. Dalgınlık gibi bir şey. Sigarayı yanar bırakmışsın gibi. Öyle, tüten bir şey belki. Belki sessiz. Belki sessiz değil, çıkmayan bir büyük çığlık gibi. Koptu kopacak bir çığlık gibi. Ve biraz da acıyla yoğrulmuş gibi. Küskünlük gibi. Sevdaya ilişkin bir söz gibi. Sarımsı bir şey. Yeşilimsi… Morumsu… Dönmeyecek birine mendil sallamak değil, birini dört gözle bekler gibi. Onun adını her yerde duymak gibi. Onun adına benzer bir ad duymak gibi. Öyle bir adın kulağına çalındığını düşünmek gibi. Sanki…

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

26.2.2007 - okudum..okuyun :)

Kategori: kitap


Necati Tosuner’in ‘Yalnızlıktan Devren Kiralık’ ve ‘Bana Sen Söyle’ kitaplarını okumanızı tavsiye ediyorum.harika iki kitap..ilk elinize aldığınız da dili çok tuhaf geliyor, şaşırıyorsunuz ‘bu nasıl bir anlatımdır’ diye..ancak bu anlatım yavaş yavaş sizi tutsak ediyor.bir bakıyorsunuz günlük hayatınızdaki konuşmalarınız bu anlatımın etkisinde..hayal dünyanızla birlikte gözlerinizin önünden akan satırlar sizi başka başka alemlere götürüyor..bazen ‘olamaz’lar çıkıyor ağzınızdan..özellikle sonunu hiç kestiremiyorsunuz..çok ilginç bir nokta konuluyor zira..okunması gereken bir kitap diye düşünüyorum..

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sokak :: Sonraki Sokak ->

Hakkımda

Bir şehri,o şehirde birini seviyorsan seversin aslında.Birinden korkarsan,bütün şehirden korkarsın.Bir şey bırakmışsan bir şehirde,yarım kalmış bir şey,şehir bırakmaz yakanı,geri dönersin mutlaka DÖNDÜRÜR HAYAT!

Bağlantılar

Ana Sayfa
Mavi
Tozlu raflar

Kategoriler

  • deneme
  • kitap
  • manzume
  • Arkadaşlarım



    web counter